Atlantik’in Kıyısında Mavi Beyaz Bir Liman; Essaouira

Martı sesleri eşliğinde masmavi balıkçı kayıkları ve okyanus kokusu ile kapılarını açıyor Essaouira, bir diğer adı ile Suvayr ziyaretçilerine..

Marrakesh’e 3 saat uzaklıkta bulunan bu küçük şehir; bir yanda balıkçı tekneleri ve ziyaretçilerini orta çağa götüren kalesi diğer yanda rengarenk binaların arasında kalıp nereye gittiği bilinmeyen dar sokakları ile adeta bir film seti. Yapımcılar da şehrin bu görüntüsünü çok beğenmiş olacaklar ki Jeremy Irons ile Patricia Kaas’ın oynadığı “And Now.. Ladies and gentlemen”, “Othello”, son yıllara damgasını vuran “Game of Thrones” burada çekilmiş. Game Of Thrones izleyicilerinin 3. Sezonda gördüğü ve Khaleesi’nin himayesine giren lekesizler, Essaouira’nın gösterişli kalesinde ortaya çıkmış.

Skala De La Ville isimli Meşhur kale Portekizliler tarafından karaya yakın giden gemileri korumak için inşa edilmiş. Arka tarafında yer alan ve bir tünel vasıtası ile denize açılan havuz sayesinde balıkçı tekneleri şiddetli rüzgar ve dalgalardan etkilenmeden limana yanaşma ya da limandan ayrılma imkanına sahip olmuş. Kale, Game Of Thrones dizisinde görülen hali ile bire bir aynı. Son derece iyi bakılmış ve korunmuş. Surlara yerleştirilen toplar arasında gezerken kendinizi barutun yeni keşfedildiği bir dönemde veya bir savaş filminin ortasında hissetmeniz oldukça olası. Kale’nin tam karşısında yer alan küçük adacık ise Magador ismiyle adlandırılıyor ve Afrika’ya özgü özel bir kuş türü burada ürediğinden insanlara yasak.

Essaouira için her daim rüzgarlı demek sanırım doğru bir tabir olur. Öyle ki bu rüzgarlı iklimi sayesinde Kite Surf ve Surf şampiyonaları sıklıkla burada yapılıyor. Sahilde yürüyüşe çıktığınızda 10’larca kite Surf’ü bir arada görmek gerçekten gözleri doyuran bir manzara..

1960’lara kadar Yahudi ağırlıklı bir nüfus yapısı mevcut iken 1970’lerde Yahudilerin İsrail’e göç etmesi ile evler yerel halka kalmış ve ana geçim kaynağı turizme dönüşmüş. Şehir genellikle beyaz ve mavi pencereli evlerden oluşuyor. Bu evler renklerini İsrail bayrağının renklerinden almış ve şehri terk eden Yahudilerden yerel halka kalmış. Essaouira yılda 250.000 turist ağırlıyor küçücük boyuna bakmadan… Turistlerin Essaouira’yı rotalarına eklemelerinin bir diğer nedeni de Afrikalıların yerel müziği olan ve el yapımı enstrümanlarla çalınan Gnaoua festivallerinin burada yapılması. Sanatla bu denli iç içe bir halde olan şehrin, halkı da durumdan etkilenmiş. Şehirde yaşayan yerel halkın %31’i direkt olarak sanatla uğraşıyor. Sanatın bu kadar ön plana çıkma sebeplerinden biri de Jimy Hendrix’in 1960’lardan sonra Essaouira’ya yerleşmesi. Müzik haricinde el sanatları da son derece revaçta. Ahşaptan üretilen dekoratif eşyaların yanı sıra deri, kilim, tablo ya da çeşitli baharatlar adım başı karşınıza çıkan dükkanlarda satışa sunuluyor. Fiyatların Marrakesh’e göre daha pahalı olduğunu ve esnafın genellikle çok fazla indirim yapmadığını belirtmekte fayda var. Çeşit çeşit ürünlerin satıldığı dükkanların bulunduğu bölge Medine olarak adlandırılıyor ve UNESCO listesinde yer alıyor. Dar ve binaların gölgesinde kalan ara sokakları, sokaklarda karşınıza çıkan renkler, butik cafeler, sanat stüdyoları mutlaka ziyaret edilmesi gerekilen yerler arasında. Essaouira’da suç ile ilgili bir olay duymamış olmama rağmen ara sokakların ıssız bölgelerinde peşinize takılan tipler olabiliyor. Bu kişilerin amacının ne olduğu belirsiz olduğundan dikkatli olmanızda da fayda var.

Balıkçılık, şehrin bir diğer önemli gelir kaynağı. Sahil boyunda, balık restaurantlarından oluşmuş olan bir bölge mevcut. Çeşit çeşit balıkların ve diğer deniz canlılarının son derece taze bir şekilde sunulduğu bu restaurantlara girmeden önce pazarlık yapmak, beklenmedik bir hesapla karşılaşmamak için son derece önemli. Buradaki restaurantların herhangi bir yerdeki balık restaurantlarından farkı ise, satılan ürünlerin okyanustan gelmesi ve pişirme şekli. Zira burada sipariş edeceğiniz balıklar ızgara ya da yağda kızartma değil, direkt olarak ateş üzerinde pişiriliyor. Fiyatların çok uygun olmadığının altını çizmek isterim.

Essaouira’ya ulaşım için Marrakesh’ten otobüs tercih edilebilir bir seçenek. 3 saat süren yol için gidiş geliş yaklaşık 150 Dirhem ödeniyor. Tercihiniz otobüs değil de taksi olursa, 4 kişilik taksilerde gidiş geliş 300 Dirhem ödeniyor ve yol 2 saat sürüyor. Marrakesh Essaouira arasında, keçili ağaç denebilecek bir noktada durmakta fayda var. Galeride fotoğraflarını bulabileceğiniz, sanki ağacın meyveleri gibi ağaç dallarında sabit bir şekilde duran keçiler hayatınızda görüp görebileceğiniz en ilginç fotoğraf karelerinden birini oluşturuyor. Ayrıca yine yol üstünde Argan yağı üretim tesislerinde durup hem nasıl üretildiğini görüp hem de hakiki Argan’dan üretilmiş sabun, şampuan veya yağ gibi ürünleri alma imkanına sahip olabilirsiniz.